escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa bursa escort istanbul escort istanbul escort şişli escort İstanbul escort topkapı escort
Bugun...


Gaipten haberler alıyordu… Kendini bile bıçakladı! Gerçek çok farklı çıktı!
Duyduğu gaipten haberleri çok farklı bir nedene bağlıyordu. Ancak yapılan tıbbi tetkikte gerçeğin çok farklı olduğu anlaşıldı. İlginç bir beyin tümörü vakasında, tümör beyindeki işitme bölgesini sarınca, hasta hayali dini komutlar duymaya başlamıştı. İsviçre'nin Bern kentindeki bir hastanenin acil psikiyatri bölümüne başvuran 48 yaşında Sarah adlı bir kadın öğrendiği geçekle büyük bir şaşkınlık yaşadı. İşte ayrıntılar...

Gaipten haberler alıyordu… Kendini bile bıçakladı! Gerçek çok farklı çıktı!
+ -

2015 yılı sonlarında, 48 yaşında Sarah adlı bir kadın, İsviçre’nin Bern kentindeki bir hastanenin acil psikiyatri bölümüne girdi. Kendisini bıçaklamış, göğsünde derin bıçak yaraları açmıştı. Doktorlara, tanrıdan aldığı emirle bunu yaptığını söyledi. Ancak gerçek haberler çok farklıydı…

Hastayı ilk gören doktor Sebastian Walther, onun kısa aralıklarla “kutsal” sesler duyduğunu ve bunların bazen saatlerce sürdüğünü ve vücudunda açtığı yaralara rağmen kendisinin bu durumdan hoşnut olduğunu söyledi. Yapılan taramalar sonucunda, beyninde sesleri çözümleyen önemli bir düğüm noktasında bir tümör tespit edildi.

Yapılan araştırmalar, insanların yüzde 5’i ila 19’unun sesler duyduğunu gösteriyor. Bunların bazıları zararsız olsa da, başka ruhsal sorunlarla birleştiğinde Sarah’nınki gibi sonuçlara yol açabiliyor.

Bu tür işitsel halüsinasyonlar, beynin duyu algısının ne kadar hassas olduğunu gösteriyor. Bu vaka, algı sürecinin nasıl işlediğine ve karışmasının ne kadar kolay olduğuna ışık tutuyor.

SARAH DİNE KARŞI GEÇİCİ HASSASİYETLER GELİŞTİRDİ

Sarah’nın duyduğu sesler algımızın ne kadar hassas olduğunu gösteriyor. Sarah 13 yaşından beri köktenci dinsel anlayışlara ilgi gösteriyordu. Ancak bunlar çoğunlukla gelip geçiciydi.

Önce duyusal halüsinasyonlarından dolayı şizofreni olduğu sanıldı, ama klasik belirtileri göstermiyordu. Sosyal ortamlardan kaçınmıyor, düşük motivasyon sergilemiyordu.

ÖNCE ŞİZOFRENİ SANILDI…

Walther, beynin kritik noktasındaki bu tümörün Sarah’da ergenlikten bu yana var olduğu kanısında. Dine ilgisi de o zamanlar başlamıştı.

Geçmişini incelediğinde Sarah’nın sadece dört kez bu semptomları gösterdiği görüldü. Her defasında aynı yolu izliyordu. Sesler duyuyor, dine ilgisi artıyor ve dini gruplara katılıyordu. Ama bu ilgi kısa sürede yok oluyordu. Sonra yıllarca hiçbir belirti görülmüyor, bir süre sonra yeniden ortaya çıkıyordu.

Doktorları, tümörün iyi huylu ve yavaş büyüyen cinsten olduğunu ve halüsinasyonlara onun neden olduğunu düşünüyor. Beyin zamanla tümöre uyum sağladığından belirtiler sürekli ortaya çıkmıyor. Tümörün yeri nedeniyle ameliyat veya radyoterapi yapılamıyor.

Sarah’nın dine ilgisi, duyduğu seslerin konusunu belirlemişti. Ama bu ilgi tümör nedeniyle de doğmuş olabilirdi. Yapılan araştırmalarda, beynin bu bölgesi manyetik olarak harekete geçirildiğinde dinsel ilginin arttığı görülüyordu. Ölümcül bir beyin tümörü nedeniyle 60 yaşındaki başka bir kadının da dine aşırı ilgi duymaya başladığı görülmüştü.

Sarah’nın beyin tümörü duyulan sesi işlemden geçiren sistemde tahribata yol açmıştı. Beyin tümörleri hastada kişilik değişimine neden olabiliyor. Değişimin iyi veya kötü yönde olması tümörün yeriyle ilgilidir.

Sarah’nın tümörü zaman içinde yavaş bir değişim geçirdiğinden dine ilgisi artıp azaldı. Tümör beynin talamus bölgesini etkilemeye başladığında sesler duymaya başladı. İlaç alması halüsinasyonu azaltsa da, ilacı bıraktığında yeniden ortaya çıkıyordu.

Hayali seslerin gerçeğinden ayırt edilememesi, beyinde ikisinin de aynı yolları kullanması nedeniyledir. Bazı insanların kendi “iç seslerini” duymaları da bununla ilgilidir. Konuşmanın ve işitmenin işlenme süreci ile ilgili beyin bölgeleri, halüsinasyon seslerini duymakla ilgilidir.

Bu nedenle halüsinasyonlar bizim algımızın nasıl işlediğini açıklıyor daha çok. Sarah’da tümörden etkilenen talamus bölgesi, işittiğimiz sesleri beynin diğer bölgelerinde yorumlanmak üzere gönderilmesinden önce işlemden geçirir.

TÜMÖRÜ İLE YAŞAMAYI ÖĞRENDİ

Daha sonra bu bölge gelen verileri yorumlayarak anlamlı bilgi haline getirir. İşitme siniri üzerinden geçen bu bilgi gürültülü, güvenilmez veya anlamsız olduğunda beyin tahmin yürütmeye başlar. Bunun için de beklenti ve öngörülerimiz devreye girer. Talamus hasara uğradığı veya şizofreni hastalarında olduğu gibi inceldiği için gerektiği gibi çalışmadığında ise işitsel işletim sisteminin diğer kısımları da etkilenir.

Sarah’nın duyduğu seslerin dini içerikli olması, kendi iç sesini duymasından kaynaklanmış olabilir. Bu sesler ruhsal sorunlardan kaynaklı olmayabilir, ama sürekli negatif sesler duymak ruhsal sorunları daha da ağırlaştırabilir.

Sarah artık tümörüyle yaşamayı öğrendi. Sesleri yeniden duymaya başlarsa duyduğu komutları yerine getirmeden önce yardım istemesi gerektiğini biliyor.
(BBC)




Bu haber 491 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI