Erdoğan hayli yorgun: Tekrar süper masallar dizisi

Millet İttifakı ortak programında hangi hedefleri gösteriyorsa, Erdoğan oradan cımbızla çekip, kendi programına aktarıyor

 

Fırsat buldukça "ucuz et talimatı" veriyor Tayyip Erdoğan. Özellikle son iki yıldır.

O "talimat" verdikçe, et fiyatları daha da artıyor. Bifteği, pirzolayı geçiyorum, utandıracak gerçek, belli bir kesim kıymayı kırk gram, elli gram, hatta et yerine tavuk kemiği almaya başlayınca, yeniden "ucuz et talimatı" geliyor. Ama, bir şey değişmiyor.

Önceki gün seçim bildirgesini açıklarken, vaadlerinden biri yine ucuz et:

"Ekonomik fiyatlarla et ürünlerine erişim kolaylaştırılacak".

Tek başına böyle bir vaat bile, iktidarın perişanlığını, halkın yoksulluğunu anlatmaya çoktan yetiyor.

Hızlı trenlere hızlı fren

Tayyip Erdoğan'ı dinliyorum gözlerim kapalı, "süper hızlı tren yapacaklarını" söyleyince, gözlerimi açıyorum, 22 Temmuz 2004 tarihine gidiyorum.

O gün Sakarya Pamukova'da hızlı tren faciasında 41 insanımız hayatını kaybediyor. Faciadan dolayı, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım dahil, demiryollarında önemli görevlerde bulunan hiç bir sorumlu, her zamanki gibi, ne adalet önünde, ne idari olarak hesap veriyor. Üstelik dönemin TCDD yani demiryolları genel müdürü Süleyman Karaman AKP milletvekili yapılıyor, o hazret şimdi yine adaylar arasında.

Erdoğan şimdi de, hızlı tren bir yana, süper hızlı tren getireceğini söylüyor.

Süper masallar dizisinden yola çıkarak, süper olmayan hızlı tren projelerine bakarsak...

Ankara - Sivas hızlı tren hattı 2007'den bu yana yapılıyor da yapılıyor, 2011'de açılacak deniyor, hala yapılıyor, arada maliyeti 24 milyar liradan 64 milyar liraya çıkıyor.

2013'te temeli atılan, üç yılda bitecek, denilen Ankara - İzmir hızlı tren hattı, aradan on yıl geçiyor, henüz bitmiş değil. Bu arada maliyeti sekize katlanıyor.

Yıllardır pek çok konuda o kadar çok süper masal dinliyoruz ki!..

CB hükümet sistemi

2018'de yere göğe koyamadığı Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemi adı verilen tek adam rejimiyle ilgili olarak:

"Restore edilecek!.."

Ne demek bu?.. Aslına uygun onarmak, yenilemek.

Neden?..

Çünkü, sistem çalışmıyor.

Devletin kurumları çöküyor, deprem gibi en acil olaylarda işlemez hale geliyor, günlük işlerin yürümesi için atması gereken imzalar, Meral Akşener'in tespitiyle haftada 36 bine, evet 36 bine kadar çıkıyor.

Şimdi "restore edelim!.."

Bu sistemden kendisi de pişman ve her halinden belli, haddinden fazla yorgun.

Ama, asıl yorgun düşen 86 milyon insan, biz hepimiz.

Kopyala kes yapıştır

Erdoğan'ın seçim bildirgesi için en gerçekçi yorumlardan biri DEVA Partisi lideri Ali Babacan'a ait:

"Erdoğan'ın bizim programımızı seçime 33 gün kala okumuş olmasına sevindim".

Gerçekten öyle. Millet İttifakı ortak programında hangi hedefleri gösteriyorsa, Erdoğan oradan cımbızla çekip, kendi programına aktarıyor.

Gençlere bedava telefon ve Internet hizmetinden aile destek sistemine, kamuya görevli alınırken mülakatlardan vazgeçmekten ihale yasası değişikliğine, kentleri depreme hazırlamaya kadar en temel sorunlarda...

Kopyala, kes, yapıştır yöntemiyle, Millet İttifakı'nın programından önemli bölümleri kendi vaadi imiş gibi sunuyor.

Bu yeni değil.

Geçmişte, yaşanan örnekleri var.

Kılıçdaroğlu söyledi, Erdoğan yaptı

O örneklerden bazıları şöyle.

Kemal Kılıçdaroğlu:

"Kredi ve Yurtlar Kurumu'nun öğrencilere verdiği burslardan faiz alıyorlar, ben faizi kaldıracağım".

Hatta, Kılıçdaroğlu öğrencilere sesleniyor, o faizleri ödemeyin, diye.

Bu çağrıdan sadece yedi gün sonra Tayyip Erdoğan:

"O kurumdan burs alan öğrencilerin faizleri silinmiştir".

Kılıçdaroğlu:

"Devlet memurları için uygulanan, emekli ikramiyesi ve aylıklarını da etkileyen katsayıyı, 3600 ek göstergeyi söke söke getireceğim".

Bir süre sonra Erdoğan'ın talimatıyla:

"3600 ek gösterge yasalaşıyor".

2021 Aralık ayında Kılıçdaroğlu:

"Asgari ücret 5.500 lira olmalıdır".

Erdoğan'ın talimatıyla:

"Asgari ücret 5.500 liraya yükseltiliyor".

Çok örnek var, Kılıçdaroğlu'nun ilan ettiği, hemen ertesinde Erdoğan'ın yerine getirdiği uygulamalar:

- Bedelli askerlik,

- Taşerona kadro verilmesi,

- Emekliye bayram ikramiyesi,

- Elektrik faturalarında TRT payının kaldırılması,

- Araba alımlarında ÖTV'nin sadece lüks araçlardan alınması.

Kılıçdaroğlu söylüyor, Erdoğan yapıyor!..

Fotoğrafta kadınlar

2015 ve 2018 seçimlerinde olduğu gibi, şimdi de kadınlara ayrı bir yer veriyor.

"Kadına karşı şiddetin önlenmesi ve kadınların toplumda daha fazla söz sahibi olması..."

Erdoğan'ın kendi uygulamalarıyla baştan sona çelişen, hiç bir gerçeklik içermeyen bu sözlerinden bir gün önce...

Aydın'da Yeniden Refah Partisi'nin toplantısında milletvekili adayları birlikte fotoğraf çektirirken, adaylardan biri kadın, yobazın teki çıkıyor:

"Kadın ve erkek yan yana fotoğraf çektiremez, İslamiyet'te böyle olmaz".

Kadın erkek eşitliğini yok sayan Yeniden Refah ve HÜDA PAR şimdi AKP listelerinde yan yana!..

Biz kadın - erkek aynı fotoğrafta yer almaz gibi, saçma sapan, gerici bir zihniyete tanık olurken...

Yeni Zelanda kabinesinde kadınlar ve erkekler ilk kez eşit sayıda yer alıyor, bakanlıklar kadınlar ve erkekler arasında eşit paylaşılıyor.

Her halinden belli, Erdoğan artık yorgun ve kendisini tekrar ediyor. Tekrar edemediği yerde, muhalefetten kopya çekiyor.

Çoktan geride kalmış vaadlerini yeniden sıralıyor. Hatta, ekonomide beş yıl önce verdiği sözlerin de, gerisine gidiyor.

Vaatleri süper masallar dizisini andırıyor.

Yeniden aday ve seçime asılıyor ama, 14 Mayıs seçimlerinde tekrar seçilmeyi kendisi ne ölçüde istiyor, emin değilim.


Yalçın Doğan

a.yalcindogan@gmail.com