Mutlak Butlan medyayı nasıl vuracak?
Medyaradar'ın gizemli yazarı Keskin Kalem yine medya dünyasında ses getirecek bir yazıya imza attı.
Olacaksa olmaz da, olmayacaksa olur,
Kiminin yazısı o, kimininki de budur.
Kimi ardından koşar, yetişir zamanında,
Kiminin önündedir birdenbire yok olur.
Kimi bir yerdedir der, o gelir oralardan,
Kimi bildiği yerde bildiğini unutur.
Biri oraya gider, o orada bilerek,
Biri hiç anlamadan yoluna çıkar durur.
Kimi aradığını yitirir aradıkça,
Kimi de arayandır, aranan onu bulur.
Sırdaşlarım, yoldaşlarım, felaket arkadaşlarım…
Bugün sizleri şiirimizin en büyük isimlerinden Özdemir Asaf’ın Fal isimli şiiriyle karşılıyorum.
Diyeceksiniz niye?
E uzun süredir medyanın falına bakmadım da ondan.
Bendenizi yakından takip edenler bilir, zaman zaman koyarım Türk kahvesini…
Höpürdeterek içerim…
Fincanımı kapatır veee medyamızın falına bakarım.
Haydi koyun kahvelerinizi, yamacıma yanaşın.
Hele bir fal bakalım.
Uzunnnn mu uzun bir yolun, çatallaştığı bir zamandayız.
Bu yol muhalif medyanın yolu.
Hem de öyle bir çatallaşıyor ki, kolları üçe hatta dörde ayrılıyor.
Ve ayrılan kollardan bazıları, hem de çok kısa süre içerisinde, aniden kesiliyor.
Kılıçla ortadan ikiye yarılır gibi.
Kılıçsa, CHP’yi adeta karpuz gibi ortadan ikiye yaran butlan kararı.
Fincanım elbette yılanlar ve çiyanlarla dolu.
Amma enteresandır, yılanların bazılarının başının kesik olması…
Medyamızda yıllarca operasyon çeken bazı yılanların, belli ki raf ömrü dolmuş.
Bazılarının başı kesildi bile…
Diğerleriyse sırada bekliyor…
Fincanımı çevirmeye devam ediyorum.
Dev bir fare…
Faldaki simgesi: Hanede maddi kayıp, bereketsizlik ve hırsızlık demek.
Bunlar emekçinin hakkını sömüren patronlar olsa gerek.
Ve boynuzları kocaman bir geyik takılıyor gözüme.
Bu da ani bir hastalık, bir kişinin aniden ortadan kaybolması ya da kötü haber demek.
Ben şuna yordum: Medyamızdaki kerli ferli bazı önemli isimler, sahneden çekilecek.
Sektöre veda edecek, erken emekliliğe ayrılacak.
Aklımda birkaç isim var amma…
Şimdilik bende kalsın.
Ve asıl büyük işaret.
Fincanın dibindeki telve ikiye ayrılmış.
Önemli bir yol ayrımı ve karar aşaması demek.
Çatallaşan yollar ve ayrılan telve belli ki medya aleminde, çok önemli bir dönüm noktasında olduğumuzu gösteriyor.
Eski düzen yıkılacak, yenisi doğacak.
Eski aktörler gidecek, yenileri gelecek.
Fakat bu doğum maalesef bir bereketsizlik ortamında olacak.
Medyamızın içinde olduğu maddi kriz, falıma göre bir süre daha can yakmaya devam edecek.
Veeee maalesef bir kafatası gözüme takılıyor son olarak.
Ölüm demek.
Ve sırdaşlarım cenaze bana kalırsa bir haber kanalı:
Halk TV.
Gelin falımı gerçek hayata bağlayan kulislerimi yazımın diğer kısmında kulaklarınıza fısıldayayım.
HALK TV TOPU ATTI, UZATMALARI OYNUYOR
Bundan haftalar hatta aylar önce bir kehanette bulunmuştum yoldaşlarım.
Demiştim ki büyük bir finansman krizi yaşayan halk TVen geç yazın sonunda
adaya veda eder.
Maalesef Halk TV’nin sonu, görünen o ki daha kısa süre içerisinde gelecek.
Patron Cafer Mahiroğlu’nun aslında bir emanetçi olduğunu, kanalın arkasındaki asıl finansmanın firari FETÖ’cü Akın İpek olduğunu defalarca söylemiştim.
Halk TV, İpek ve ona yakın kaçak Londra sermayesi tarafından finanse edildi, İBB kaynakları daha sonra devreye girdi.
Ancak İBB musluğunun kesilmesi ve FETÖ sermayesinin de kanala yaptığı yatırımın sonuçlarını alamaması üzerine çekilmesiyle, Mahiroğlu ağır faturayla baş başa kaldı.
Son birkaç haftadır Londra’nın Enfield semtindeki Cockfoster bölgesindeki nezih lokantalarda toplantı üzerine toplantı yapıyor.
Butlan kararının çıkmasının ardındansa kararını kesin vermiş durumda.
Keskin kulaklarıma gelen bilgilere göre, yakın çevresine kanalı daha fazla üzerinde taşıyamayacağını, yeni bir sahip bulunması gerektiğini, ya da derhal sıcak para akılı olmazsa kanalı kapatacağını söylemiş.
Yani ya bu kanalı üzerimden alın ya da kapatacağım restini çekmiş!
Şu an firari olan Mahiroğlu, Halk TV yüzünden malvarlığına el konulmasından ve Türkiye’ye bir daha dönememekten korkuyor.
Bir yandan da özellikle butlan kararından sonra, iktidar kanadıyla da temaslarda.
Bu temasları yürüten İsmail Saymaz.
Kimi aracı yaptığı bilgisi bendenizde mevcut ancak şimdilik paylaşmayacağım.
İktidar kanadına Saymaz üzerinden gönderilen ‘kontrollü muhalefet yapalım kanal açık kalsın’ teklifinin yanıtı bekleniyor.
Amma bana kalırsa cevap HAYIR olacak.
Uzun lafın kısası bir mucize gerçekleşmezse Halk TV maalesef bu yazı çıkaramayacak.
Sinyali alan pek çok ekran yüzü de, ya YouTube kanalı kurmak ya da Sözcü TV’ye gitmek için kolları sıvadı.
Temaslarda bulunuyor.
Fakat Sözcü’nün patronu Burak Akbay’ın özellikle butlan kararından sonra nasıl bir pozisyon alacağına henüz karar vermemiş olması, planları geciktiriyor.
Çok önemli bir iki ekran yüzü tercihini çoktan YouTube kanalından yaptı bile.
DEMİRÖREN’DE SESSİZ SEDASIZ EMEKÇİ KIYIMI
Emekçinin derdinin dağları aştığı arşa çıktığı Demirören Medya’da patron kulağının üzerine yatmaya devam ediyor.
Bu yaz, Hürriyet’in yeni binasına taşınacak olması nedeniyle, beklenen büyük tenkisatın artık kapıda olduğunu siz sırdaşlarımla paylaşmıştım.
Fakat görünen o ki patron tepki çekmemek için uyanıkça bir formül üretmiş.
Toplu işten çıkarma yerine peyderpey, emekçilere kapıyı göstermeye başlamış.
Ve görünen o ki medya grubunda büyük de bir nakit krizi yaşanıyor…
Neyse ben daha fazla konuşmayayım, sahneyi bendenize mail yoluyla ulaşan bir emekçiye bırakayım.
İşte bir çalışanın gözünden Demirören Medya’da yaşanan mali sıkıntı ve gizli tenkisat:
Sevgili Keskin Kalem,
Ocak’ta yapılması gereken zamları ancak Nisan’da alabildik.
Nisan’a kadar olan maaş farklarını da hala ödeyemediler. Haziran geldi yılın yarısı gitti.
Doğan grubu zamanında ayın son günü maaşlar gece yatardı. Şimdi bırak onu bazen ayın 3’ü bazen ayın 4’ünde yatıyor. Finansın para bulamadığı ciddi nakit sıkıntısı çektiği söyleniyor.
Ama çalışanlara hiçbir açıklama yapılmıyor. Bayram geldi burada sanki matem var. Herkesin yüzü asık. Maaşların bayramda yatması ümidi de suya düştü. Zam farklarında zaten ümit kesilmek üzere.
Az sayıda çalışanla insanlar iki üç kişilik iş yaparken finans katının kalabalıklığı, lüks araçları tepki çekiyor. Aslında finansın birkaç senedir beceriksizliğinin cezası emekçilere kesiliyor. Çalışanlar fark, zam kırıntısı ile avutulurken kendilerinin tam tersi bolluk içinde olmaları tepki çeken, gurur kıran.
Aslında her ay azar azar kadrolar azaltıldı. Tensikat izlenimi olmasın diye.
Asıl büyük tensikatın Temmuz’da yapılacağı yüzde 50 azalınacağı grubun 5 bin lira nakite bile ihtiyacı olduğu söyleniyor. Kira ödemekte zorlandıkları için tüm bölge ofislerini kapatma kararı almaları haberi de şok etkisi yaratırken buralardaki çalışanlar bayrama buruk girdi.