"Dağ fare doğurdu"

YSK'nın 6 Mayıs'ta iptal ettiği İBB seçimlerinin gerekçeli kararının açıklanmasının ardından İstanbul'un Seçilmiş Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu canlı yayında açıklamalar yaptı...

"Dağ fare doğurdu"

YSK'nın 6 Mayıs'ta iptal ettiği İBB seçimlerinin gerekçeli kararının açıklanmasının ardından İstanbul'un Seçilmiş Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu canlı yayında açıklamalar yaptı...

23 Mayıs 2019 - 10:34

YSK'nın 6 Mayıs'ta iptal ettiği İBB seçimlerinin gerekçeli kararının açıklanmasının ardından İstanbul'un Seçilmiş Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu canlı yayında açıklamalar yaptı. 

İmamoğlu, "Dağ fare doğurdu bir kere 250 sayfa bana göre hiçbir şey ifade etmiyor. Sadece 100 sayfaya yakını A.B, A.P gibi isimler yazılmış. Edebiyat dersinde eğer derse çalışmamışsanız sayfalarca yazı yazarsınız. Edebiyat öğretmeni de size koca bir sıfır verir. Bu gerekçeli karar dediğimiz şey tam bir gerekçesiz karar. Sıfır gerekçe" açıklamasında bulundu.

Millet İttifakı’nın ortak adayı Ekrem İmamoğlu, 23 Haziran’daki yenileme seçimleri için seçim programını açıkladı ve seçim çalışmalarına başladı.

Ekrem İmamoğlu bu kapsamda Haber Global Genel Yayın Yönetmeni Erdoğan Aktaş’ın sunduğu bir canlı yayına katıldı.

İmamoğlu’nun konuşmasından satır başları şöyle;

“Dağ fare doğurdu bir kere 250 sayfa bana göre hiçbir şey ifade etmiyor. Sadece 100 sayfaya yakını A.B, A.P gibi isimler yazılmış. Edebiyat dersinde eğer derse çalışmamışsanız sayfalarca yazı yazarsınız. Edebiyat öğretmeni de size koca bir sıfır verir. Bu gerekçeli karar dediğimiz şey tam bir gerekçesiz karar. Sıfır gerekçe.

 

Sonuca tesir etti deniyor ya. Bize bir oran verin rakibim kaç oy aldı, ben kaç oy aldım. 17 gündür bu işe çalışıyorsunuz. Alıp bu sandıkları istatistiki olarak döküp neden altına yazmadınız?

Eğer tesir varsa işinizi kolaylaştırın. Ekrem İmamoğlu kaç oy aldı sayın Binali Yıldırım kaç oy aldı? Niye farazi konuşuyorsunuz. Sayın Yıldırım’ın aldığı oy belli İmamoğlu’nun aldığı oy belli.

Çıkacaklar şimdi televizyonlara iftar sofralarında 16 milyon insandan kocaman bir özür dileyecekler. Yetmez, tövbe istiğfar edecek. İftira ettik diye. Bu ifitiradır. Ben niye feryat ediyorum. Çaldılar? Kime çaldılar. Şimdi 2 kişiyiz odada çaldı diyeceğim. Kime diyeceğim? İki kişiyiz burada.

Gerekçeli karar değil gerekçesiz kararla insanların adalete olan duygularını yok edeceksiniz. Özür dileyecekler. Tövbe ederler mi etmezler mi bilemem kendilerine kalmış.

Ey YSK’daki demokrasiyi katleden insanlar: Zihinlerinizi netleştireceksiniz. Kamu görevlisi olmayan 700 küsur sandık. Sayım döküm cetveli olmayan 184 sandık. Mükerrer de olabilir. Ben 800 küsur sandık diyorum. Sonuca tesir edecek ne kadar oy var? Ben o sandıklarda 50 bin oy fark mı atmışım? Belki de sayın Yıldırım önde çıkmış.

Biz YSK’daki hukuk düzenine Türkiye’nin geleceğini düşünen tüm hukukçuların katkılarıyla o 7 insanın eline kullanabilecekleri, şaibe üretebilecekleri durum vermemek için çalışıyoruz. Bu karar aslında 6 Mayıs’taki facia kadar önemlidir. Bir o kadar da yok hükmündedir, önemsizdir.

Türkiye’nin önüne sıkıntı koyuldu. Biz diyoruz ki 1: Emaneti geri alacağız. 16 milyon insanın emaneti gasp edildi. 2. AK Partili hemşehrimin yarın partisinde ya da bir başka partide siyaset yapabilmesi için mücadele edeceğiz.”

AHMET HAKAN İLE YAPILAN CANLI YAYIN

“Benim Ahmet Hakan’la şahsi bir sorunum yok. Davet ettiği için teşekkür ederim. Keza oradaki süreç içerisindeki tek tartırma konumuz bir belediye başkanını savunma durumuna geçmesi. Yani ben yanlış anlamayın programdan önce soruları soran bir siyasetçi değilim. Sayın Ahmet Hakan ile de oturduk sorularını cevapladık. Ancak kurumu aklamıyorum. Benim elimde pano var anlatım yapıyorum süreniz doldu dedi. Sayın Hakan bana süreniz doldu dedi. Bu programı siz yönetiyorsanız kararları siz mi verirsiniz yoksa rejiyi arayanlar mı yönetir bilmiyorum. Benden sonra 12’ye kadar yarım saat süre var sonrasında program yok. En azından sözünüzü bitirin Sayın İmamoğlu diyebilirlerdi. Sayın Hakan’ın yaptığı programlar tekrarı yayınlanan programlar. O gün saat gece 2 buçukta yayınlanıyor bunlar. Beni yayınlamadılar. Beni kimden kaçırıyorsunuz.”

CHP’DEN KARARA TEPKİ

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak’ın bugün YSK’nın açıkladığı gerekçeli karar hakkında düzenlediği basın toplantısında değerlendirmelerde bulundu.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, CHP Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında şunları söyledi:

"Seçimi çalmaya dönük siyasi kumpasın düğmesine basıldığı 3 Nisan’dan buyana tam 49 gün geçti. Kul hakkının yendiği, sandık darbesinin yapıldığı 6 Mayıs tarihinden bu yana ise 16 gün geçti. Çalınan minareye uydurulacak kılıf için Yüksek Seçim Kurulunun 7 üyesi tam 16 gün bekledi. Sonuçta, Sarayın önceden haber verdiği metni imzaladılar ve bugün muhalefet şerhlerinin de konmasıyla birlikte Yüksek Seçim Kurulu’nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimini iptal eden gerekçeli kararı yayınlandı.

MIZRAK ÇUVALA SIĞMAMIŞ, MİNAREYİ ÇALAN KILIFINI UYDURAMAMIŞ

Ancak daha bakar bakmaz şunu görüyoruz ki, mızrak çuvala sığmamış. Minareyi çalan kılıfını uyduramamış. Aslında bu işlenen hukuk cinayetine binlerce sayfalık mürekkep dökseniz milletin vicdanındaki sonuç değişmeyecektir. Saray iktidarı, Yüksek Seçim Kurulu eliyle yerleşik seçim hukukunu ve geçmiş uygulamaları alt üst etmiştir. Bu, sandık kurullarının oluşumunda usulsüzlük iddiasıyla iptal edilen Türkiye’deki ilk seçimdir.

MİLLETİMİZİN VE İSTANBULLULARIN İZZETİ NEFSİYLE OYNANDI

Biz işin başından beri şunu söyledik: Seçimlerinin sonucunu Yüksek Seçim Kurulu değil millet belirleyecektir. Sandık kurullarının oluşumu gerekçe gösterilerek seçimlerin iptal edilmesi seçmen iradesinin üstünlüğü ilkesine tamamen aykırı olmuştur ve millet iradesi cezalandırılmıştır. 31 Mart İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinde milletin dediği değil, siyasi iktidarın ve Yüksek Seçim Kurulu’nun dedikleri olmuştur. Milletin iradesi gasp edilmiştir, milletimizin, İstanbulluların izzeti nefsiyle oynanmıştır.

KARARIN HİÇ BİR YERİNDE ÇALMA KELİMESİ YER ALMADI

Bugün bizlere ahlak ders vermeye kalkanlara şunu söylemek isterim. Esas ahlaki olmayan, millet iradesinin gasp edilmesi ve milletin izzeti nefsiyle oynanmasıdır. Bu karar demokrasinin yüz karasıdır ve bunun faili de maalesef saraydır. Yüksek Seçim Kurulu’nun gerekçeli kararının hiçbir yerinde, şimdi bunun da altını çizerek söylüyorum çalma, çırpma gibi tek bir kelime yer almamıştır.

“ORTAYA KARIŞIK” GEREKÇEYLE SEÇİM İPTAL EDİLDİ

Yine karara dönüp baktığımız zaman seçim-sayım cetvellerindeki eksiklikten bahsedilmektedir. Ama şöyle denmektedir; seçim-sayım cetvellerindeki eksiklik seçim sonuçlarına müessir olmamakla birlikte… sandık kurullarının yanlış oluşturulmasıyla tekrar birlikte değerlendirilmiştir. Bu ne demek efendim? Gerekçeli kararda, kısa kararın dışına çıkılmaya çalışılmış ama sonuçta “bu müessir olmamakla birlikte ben bunları da dikkate alarak değerlendirdim” gibi hani ortaya karışık denir ya ortaya karışık bir gerekçeyle seçimin iptal edildiği görülmüştür.

YSK BAŞKANI SONUCU ETKİLEYECEK HİÇ BİR ŞEY YOK DİYOR

Tekrar söylüyorum, bu kararda çalma, çırpma yoktur. Şimdi bu çalma ve çırpma iddiasında bulunanlar milletin karşısına çıkıp ne söyleyeceklerdir ben bunu merak ediyorum. Hiç mi mahcup olmayacaklardır? Bu Ramazan gününde hiç mi nedamet duymayacaklardır? Aslında kararın tamamını okumaya gerek yok. Yüksek Seçim Kurulu Başkanı Sadi Güven’in gerekçesinin son cümlelerine bakmak yetiyor. Sadi Güven diyor ki, burada sonucu etkileyecek hiçbir şey yoktur. Bir tek tespit yoktur diyor.

BU KARARA İMZA ATANLAR, EVLATLARININ YÜZÜNE NASIL BAKACAK

Şimdi ben de buradan soruyorum, buna imza atan Yüksek Seçim Kurulu üyeleri bu ayıbı nasıl temizleyecekler? Nasıl evlatlarının yüzüne bakacaklar? Çok açık ifade edeyim, Türkiye çok büyük bir haksızlıkla karşı karşıyadır.

KAPTAN KÖŞKÜNDEKİLER GEMİYİ DEMOKRASİ ROTASINDAN SAPTIRIYOR

Bugünlerde çok sık aynı gemideyiz, aynı gemideyiz lafları tekrarlanıyor. Aynı gemide olabiliriz ama kaptan köşkünde oturanlar bu ülkenin bu gemiyi, ülkenin gemisini demokrasi rotasından saptırmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Bizim de görevimiz, milletimizin de görevi kendi iradesinden, demokrasinin rotasından bu ülkenin sapmaması için elinden geleni yapmaktır. Bu karar bir kez daha Ekrem İmamoğlu’nun, 16 milyon İstanbullunun Belediye Başkanı olduğunu ortaya koymuştur. Bu seçimlerde 16 milyon İstanbullu ellerini vicdanına koyacak, oy kullanacak aile fertlerine gerekeni söyleyecektir.

İSTANBULLULAR TÜRK DEMOKRASİ TARİHİNE ALTIN HARFLERLE GEÇECEK BİR DERS VERECEK

Ben 23 Haziran’da İstanbulluların Türk demokrasisine altın harflerle geçecek bir dersi vereceklerini ve Yüksek Seçim Kurulu Başkanı’nın seçimin sonucuna etki edecek hiçbir şey yoktur demesine rağmen verilen ve Ekrem İmamoğlu’nun mazbatasını elinden almaya kalkan bu karara cevabı en iyi şekilde vereceğini biliyorum. İstanbullular 23 Haziran’da bu mazbatayı tekrar sahibine iade edecektir."

Odatv.com

 

 

Bu haber 468 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum