İngiltere’deki seçimlerin ardından... Müslümanları sıkıntılı günler bekliyor

Seçim atlattık ama ben bir şey anlamadım. Bu ülkeye el atmak lazım, seçim kampanyası nedir bilmiyorlar!

İngiltere’deki seçimlerin ardından... Müslümanları sıkıntılı günler bekliyor

Seçim atlattık ama ben bir şey anlamadım. Bu ülkeye el atmak lazım, seçim kampanyası nedir bilmiyorlar!

İngiltere’deki seçimlerin ardından... Müslümanları sıkıntılı günler bekliyor
15 Aralık 2019 - 11:05

Türkiye’de siyasetle pek bir haşır neşir olan okuyucum bilir ki, seçim sokakta kazanılır.

İngiltere’de bundan haberleri yok siyasilerin, varsa yoksa "debate", yani münazara, yani tartışma; tek bildikleri bu, çok sıkıcı çok manasız, durun anlatacağım.

Muhafazakar Parti 365 koltuğa sahip an itibarıyla, İşçi Partisi 203’de kaldı. Aslında hikaye şu, İngiliz vatandaşlarım "brexit"den ötürü öyle sıkıntıdaki, artık ne olacaksa olsun, ne bitecekse bitsin istiyor.

Boris Johnson’a oy verdiler, yetki sende, yap ne yapacaksan bizi bu stresten kurtar dediler…

Arkadaş seçim kampanyası yapsanıza, ilk başta yenildi diye pek üzülen Jeremy Corbyn’e sesleniyorum, neden şehirler, köyler, kasabalar bayraklarla süslenmedi; neden sokaklarda konvoylar dolaşmadı?

Cevap verebilecek mi, NO!

SOKAKLARDA HAREKET YOK

Kadın kolları, gençlik kolları yok mu, kornalara basarak neden dolaşılmadı, neden broşürler savrulmadı, neden korna çalan ve aynı anda anons yapan minibüsler dolandırmadınız caddelerde?

İşte size seçim analizi, işte sonuç.

Demek ki neymiş, önümüzdeki seçime el atmam lazımmış; seçim kampanyası nasıl yapılır, sokaklar göz gözü görmeyecek şekilde bayraklarla nasıl donatılırmış belgelerle anlatacağım.

Boris Johnson’ın kazanması ilginç elbette, duyduğum ve gördüğüm kadarıyla Türkiye’de İngiltere’den daha fazla seviliyor, peki nasıl seçim kazanıyor, üstteki paragrafta anlattım.

Türkiye’de sevilmesi kadar anlamsız bir şey de olamaz ayrıca, Müslümanlara demediğini bırakmamıştı geçtiğimiz yıllarda.

Burada Müslüman nüfus büyük çoğunluğu oluşturmasa da, Bojo’nun ifadelerini ayıp bulanlar çoğunlukta.

Dayı, eşcinselleri sevmiyor, mülteciler, yabancıları, başka dinden olanları sevmiyor; gayet açık bir şekilde ifade de ediyor kendini.

ÖTEKİ OLMAK

The Guardian’da yazan Afshan D’souza-Lodhi işte tam bu konuya değinmiş geçtiğimiz gün. Afshan Dubai doğumlu Pakistan kökenli Müslüman bir "queer".

Queer ne demek anlatmakla vakit kaybetmek istemiyorum, kısaca "straight" olmayan demek. Eh şimdi de "straight" ne diye sormayın bozuşuruz…

Yine de içime sinmedi, annem sinir oluyor İngilizcesini yazıp Türkçesini açıklamadığım zaman, artık gey demiyorlar da queer diyorlar kendilerine, farklı cinsel eğilimi olanlar; farklı derken "straight" olmayanları kastettim… Ayy ne zormuş anlatmak… Ama anladınız siz…

Afshan, şair ve yazar, aynı zamanda Common Sense Network’un yayın yönetmeni, şahane bir kız.

“Queer olan Müslümanları sıkıntılı günler bekliyor” diyor kısaca yazısında.

Toplum baskısı ve cehenneme gitmek korkusuyla iki kez intihar etmeye kalkışan ve yıllar boyu cinsel kimliğini sorgulayan bir Müslüman kadın Afshan. Boris Johnson’ın bu denli güçlenmesinin ardından endişe duyuyor belli ki. Müslüman kadınlara, daha doğrusu başını örten ve peçe takan kadınlara “soygunculara benziyorlar” demişti hatırlayacaksınız…

Eşcinsellere de tuhaf yakıştırmalar yapmıştı, eşcinsel evliliği onaylamadığını belirtmişti.

Bakalım göreceğiz, Avrupa Birliği’nde kalınacak mı çıkılacak mı bir kesinleşsin artık, herkes bunu istiyor.

HILLARY, BU SEN MİSİN

Bütün gazetelerin ilk sayfasındaydı bir zamanların First Lady’si, ABD’nin yönetimine talip Hillary Clinton.

Bu defa söylemleriyle alakalı değil ama. 72 yaşındaki Hillary’nin, yüzüne ne yaptırdığı konuşuluyor. Perşembe gecesi Broadway’da bir şov izleyen Hillary gergin ve parıl parıl parıldayan yanaklarıyla olay oldu.

2020’deki seçimlerde yine aday olacağı konuşulan, dolgu ve botoks uygulamalarıyla, en azından fiziksel olarak hazırlanıyor belli ki seçimlere.

Yaşlandı artık, başkan olamaz gibi acımasız söylemleri var ABD basınının, gözaltlarındaki halkalar, yüzündeki çizgiler, aldığı kilolar konu ediliyor. Bu durum da sinirimi hoplatıyor, erkek egemen medya dünyada da bizdekinden farklı değil.

Acımasız…

Hillary olsam ben de aynısını yapardım doğrusu ama daha iyi bir doktor bulurdum. Belki de yüzüne işlemleri yeni yaptırdı, şişlikleri inmemiş. Bir hafta daha sabretseydi evde, daha doğal görünürdü.

Ah bakın görün, sadece İngiltere’de değil, ABD’de de seçim kampanyası yürütmem ve bir bir her şeyi öğretmem gerekiyor.

Hangi birinden başlasam?

Elif Aktuğ

Odatv.com

Bu haber 507 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum