Medyanın en güzel kadın gazetecileri

Bildiğiniz gibi 90'lı yıllara dek sadece TRT televizyonu vardı. TRT yavaş yavaş gelişip, 24 saat yayına geçtikçe hele renkli yayın olunca ekranlarda da güzel kızları peş peşe görmeye başladık.

Medyanın en güzel kadın gazetecileri
04 Ekim 2016 - 23:48 - Güncelleme: 05 Ekim 2016 - 20:31
Dünden bugüne medya güzelleri



Yaşıtım meslektaşlarım adına da konuşuyorum. Çünkü farklı düşündüklerini sanmıyorum. 70'li yıllarda, ‘güzel kadın gazeteci’ dendiği zaman, aklımıza birkaç isim gelirdi.

Rahmetli Leyla Umar, Edibe Dolu, Suna Zirek, Nesteren Tamer gibi ablalarımız, ilerlemiş yaşlarına rağmen güzel kadınlardı. Beğenenleri çoktu. O zaman TV ve özel radyolar olmadığı için hepsi gazetelerde çalışırlardı. Medya diye bir kelime yoktu, basın mensubu denilirdi.



1972 yılında parlayan rahmetli Duygu Asena’yı hepimiz kadın olarak da beğenirdik. Çünkü hayat dolu kadındı. Kimseyi iplemez, hayatını yaşardı. Dostluğunu da çok severdik Duygu’nun. Feminizm, özgür kadın, kadınlara da seks özgürlüğü derken resmen devrim yaptı. Her şey değişti. Ciddi kadın gazetecilerin yerini mini etekli, akşamları erkek gazeteciler ile bar’larda dolaşan yeni bir gazeteci tipi doğdu. Bugün onun devamı yaşıyor.

Hürriyet'de Zeynep Avcı ciddi ama çok özel çekici bir kadındı. Yöneticilerin peşinden koşmasının herhalde bir nedeni vardı. Canan Barlas kısa sarı saçları ve manken gibi fiziği ile dikkati çekerdi. Çok Avrupai idi.

Benim favorim Zeynep Göğüş’ü çok seksi bulup, çok beğenirdim. Zeynep’in eşi Okay Gönensin, Cumhuriyet’in Genel Yayın Müdürü idi. Daha sonra Zafer Mutlu ile evlenen Zeynep Mutlu inanılmaz hoş bir kadındı. Uzun saçları, çok modern yüz hatları hala aklımda. Milliyet'in sanat ve kültür yazarı Zeynep Oral da çok güzel kadındı. Ülkemize konuk olan Gilbert Becauld gibi birkaç dünya starı sanatçının nasıl iltifatlar ettiğini gözümle gördüm.

Bazı pop şarkıcıların Mine-Tuna Baykara kardeşlerin nasıl koştuğunu da bilirim. Cem Karaca ile Ses Dergisinden Mine arasında bir şeyler geçti derlerdi!..

Kadir İnanır ise uyanık delikanlı. Kelebek’ten Şadan Galipoğlulları’nın uğruna gazeteye sıksık konuk gelirdi. Kaderin cilvesine bakın ki Şadan daha sonra Kadir’in Fatsalı hemşehrisi Mustafa Yolaşan ile evlendi.

Biz gazeteciler içki masasında ne konuşuruz?

Ya Fenerbahçe’nin durumu ya da kadın meslektaşlarımız. O günlerde en çok konuşulanlar arasında şimdi Basın Konseyi Başkanı olan Pınar Türenç var. Pınar da çok güzel kızdı hani. Hürriyet’in Yazı Müdürü Tufan Türenç elini çabuk tutup bastı nikahı…

Mine Kırıkkanat da çok farklı bir güzel kadındı. Sadece gazeteci erkeklerin değil bütün erkeklerin yüreklerini hoplatırdı. Daha sonraki yıllarda erkek gazeteciler, Nevin Sungur, Nuriye Akman, Ruhat Mengi, Neşe Düzel, Yasemin Çongar, Aslı Aydıntaşbaş hakkında uzun uzun dedikodu yaptı. Ama hep güzel şeyler. Hepsi beğenilen kadınlardı.



Bildiğiniz gibi 90'lı yıllara dek sadece TRT televizyonu vardı. TRT yavaş yavaş gelişip, 24 saat yayına geçtikçe hele renkli yayın olunca ekranlarda da güzel kızları peş peşe görmeye başladık. Tv spikeri veya sunucusu diye bir meslek doğdu. Radyo spikerliğinden Tv‘ye geçenler birer birer yok oldu. Galiba o dönemden ekranlarda hala olan sadece Gülgün Feyman. Bence ilk ekran yıldızı, rahmetli yapımcı-yönetmen Aydoğan Ergezer’in keşfi olan Ayşe Egesoy'dur. Egesoy ekrana geldiği günlerde bütün erkeklerin rüyasını süslerdi. Programda sunduğu assolistlerden daha iddialı giyinip, makyaj yapardı. Çok güzel konuşan güzel kadındı. Müthiş güzel şiir okurdu. Ardından Gülgün Feyman’ ı sevdik. Canan Kumbasar, Serap Ezgü derken güzel konuşan kızlar ekranları parsellemeye başladı.

Özetle TV spikerleri ve sunucular , şarkıcı ve oyuncuların yerini almaya başlayınca yazılı basına da bir haller oldu.

Yazılı basın TV'lere çok çabuk ayak uydurdu. Daha cesur kızlara görev vermeye başladı. Konular değişti, gazetecilerin fotoğrafları röportaj yapılan kadar büyüdü.



Ayşe Arman da bu proje doruğa çıktı. Arman örneğin Ajda Pekkan ile aynı yatağa girip röportaj yaptı. Hamam da peştemalı beline sarıp röportaj yaptı. Eşiyle olan özel yaşamını açık açık yazmakta bir sakınca görmedi. Eee… durum böyle olunca hemen ‘çakma Ayşe Arman’lar türedi.

Halen her gazetede üç adet çakma Ayşe Arman var. Yazılı basında Ömür Gedik, Amberin Zaman, Nagihan Alçı, Elif Dağdeviren, Gülse Birsel başka işler de yapan güzel gazeteciler var.

Tv'lerde ise birbirinden güzel o kadar çok güzel spiker ve program sunucusu var ki. Saymakla bitmez. Hiçbirinin hakkını yemek istemiyorum ama unuttuklarımdan izin alıp birkaç isim vermek de görevim.

Akşama sabaha anne olacak olan Ece Üner, eski eşi ile barışan Nazlı Öztarhan , TRT'ye geçince biraz havası kaçan Pelin Çift, Nazlı Tolga, Aylin Kuyucu, Buket Aydın, Seda Öğretir, Özlem Sarıkaya, Nevşin Mengü, Simge Fıstıkoğlu gibi onlarca güzel ve yetenekli spikeri sayabiliriz.

Çoğu Tv dizilerinde başrol oynayacak fiziğe sahipler. Zaten spor kanallarında güzel konuşmak değil, fiziğin iyi olması şart koşuluyor. NTV Spor, Lig TV , FB ve GS TV de pek çok güzel kadın spiker görev yapıyor.

Bu listeye aslında manken veya model olup da, haftada bir program sunan veya konuk olan güzelleri katmadım. Onları yayıncı olarak kabul etmiyorum. TV'yi reklam aracı olarak kullanıyorlar.

Uzun lafın kısası. Her şey gibi medyanın güzel kadınları da gelişti. Her geçen gün kendilerini aşıyorlar. Diksiyon dersleri alıyorlar, vücut dilini öğreniyorlar, kendilerine yakışan makyajı seçiyorlar. Ve tabii giyinmesini ve ekrana bakmasını öğrendiler. Gittikçe de aşama yapıyor. Ancaaak bir büyük hataları var.

Gittikleri her yerde sinema oyuncuları veya şarkıclılar kadar ilgi görmek güzel bir duygu. İnsanın koltuklarını kabartıp adeta uçuruyor. Ancak yayıncı olduklarını hiçbir zaman unutmamaları gerekiyor. Hele haber okuyanlar . İnandırıcı olmak zorundalar. Bu da özel yaşamlarına dikkat etmekten geçiyor.

Sabahlara dek orada burada içip, şiş gözle ekrana gelenler hemen belli oluyor. Şöhreti taşıyamayan çok iyi spikerleri hatırlıyoruz. Rana Elik , Güler Kazmacı gibi…

Oyuncu ve şarkıcılar ile yarışmayı bırakıp, ‘benim işim haber sunmak, konuğu takdim etmek yani yayıncıyım’ düşüncesini unutmasalar daha iyi olur. Bazen sunucuları, konuklardan daha şık görüyorum.

Bu da gereksiz, hatta saçma bir yarış.

AYKUT IŞIKLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum