Orhan UĞUROĞLU Komisyon ve Misyon
Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, yaptığı açıklamada Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun görev tanımını üç temel ilke ile tanımladı:
“Bu Komisyon bir Anayasa Komisyonu değil. Anayasa'yı tartışmaya açmıyoruz ve anayasa değişikliği üzerine konuşmuyoruz.
- Mevzu bahis olan, PKK'nın kendini feshetme süreci ile birlikte ortaya çıkacak yasal düzenlemelerin gerektiğinde yapılmasıdır.
- Burada başka terör örgütleri tabii ki mevzu bahis olamaz.”
Bu tanım, komisyonun yalnızca PKK’nın silah bırakma ve fesih süreciyle ilgili hukuki zemini hazırlayacağını ortaya koymaktadır.
Ancak bu noktada akla gelen temel soru şudur:
- PKK’ya özel düzenleme yapılırsa diğer terör örgütleri için ne olacaktır? İyi terörist – kötü terörist ayrımı yapılabilir mi?
Sorularım:
PKK’ya özel bir yasal düzenleme yapılırsa, bu FETÖ’ye de emsal olur mu?
Terör örgütleri arasında ayrım yapılabilir mi, yoksa eşitlik ilkesi çiğnenmiş olmaz mı?
“PKK silah bıraktı” kararını MGK verirken, Meclis dışlanmaz mı? Meclis mi MGK mı yasal düzenleme yapacak? Bu yetki çatışması doğurmaz mı?
PKK’nın lider kadrosu da bu düzenlemeden yararlanacak mı, yoksa sadece dağa zorla çıkarılmış gençler mi yararlanacak?
Bu sorular, komisyonun önünde duran en kritik tartışma başlıklarını oluşturmaktadır.
Uyarılarım:
Af değil, hukuki ayrım: Suç bazlı düzenleme yapılmalı.
Ağır suç işleyenlere af olmamalı. Yalnızca örgüt üyeliği dışında suça bulaşmamış olanlar için sınırlı indirim olmalı.
Lider kadroya taviz yok: KCK yöneticileri, PKK’nın elebaşları mutlaka yargılanmalı.
PKK’nın liderleri teslim olmaz, Suriye, Irak ya da Avrupa ilkelerinde yaşamak isterlerse hukuki süreç nasıl yürütülecek?
FETÖ ayrımı net olmalı: Af paketi yalnızca PKK’ya özgü hazırlanırsa “iyi terörist – kötü terörist” algısı doğar. Toplumsal vicdanı korumak için bunun gerekçesi çok net şekilde ortaya konulmalı.
Örneğin FETÖ mağduru KHK’lılar konusu asla unutulmamalı.
Anayasa Mahkemesi kapsamı “insan haklarına” dayalı olarak asla genişletememeli.
Mağdurların hakları korunmalı: Şehit ailelerinin adalet duygusunu zedeleyecek hiç bir adım atılmamalı.
İlkelerim:
Adalet İlkesi: Af veya ceza indirimi yalnızca “ağır suça karışmamış” örgüt mensuplarına uygulanmalı.
Eşitlik İlkesi: PKK’lı teröristler çok net olarak ele alınmalı.
Lider Kadro Ayrımı: PKK ve FETÖ’nün üst düzey yöneticileri mutlaka yargılanmalı.
Topluma Kazandırma Programı: Zorla dağa çıkarılmış, ağır suç işlememiş pişmanlık duyan gençler için eğitim ve istihdam destekleri sağlanmalı.
Mağdurların Hakları: Şehit yakınlarının adalet duygusunu koruyacak tazminat ve destek mekanizmaları oluşturulmalı.
Öcalan’a umut hakkı: Devlet Bahçeli’nin sözü var ancak Öcalan’a Umut Hakkı tanınması yani affedilmesi için devletin bir sözü, Meclis’in bir kararı olacak mı?
Sonuç:
Komisyonun misyonu nettir: PKK’nın tamamen silah bırakması için hukuki zemin hazırlamak.
Ancak bu zemin yalnızca örgüt üyelerinin çıkarına değil, aynı zamanda mağdurların adaletine ve toplumsal vicdana da hitap etmelidir.
Türkiye’nin terörle mücadelesinde tarihi bir eşik yaşanmaktadır. Bu eşiği geçmek için yol bellidir:
- Af değil, adalet.
Komisyon, bu ilkeye bağlı kalırsa, gerçekten milli dayanışma ve kardeşlik için bir kapı aralayabilir.
Orhan UĞUROĞLU
yenicag.com.tr







YORUMLAR