Rıdvan Dilmen'in başlattığı tartışmaya Aziz Yıldırım da girdi

Fenerbahçe'yi 20 yıl yöneten ve 2011'de, FETÖ operasyonuyla cezaevine atılan eski Başkan Aziz Yıldırım, “Futbolda temiz eller operasyonu olmalı” tartışmasına katıldı.

Rıdvan Dilmen'in başlattığı tartışmaya Aziz Yıldırım da girdi

Fenerbahçe'yi 20 yıl yöneten ve 2011'de, FETÖ operasyonuyla cezaevine atılan eski Başkan Aziz Yıldırım, “Futbolda temiz eller operasyonu olmalı” tartışmasına katıldı.

Rıdvan Dilmen'in başlattığı tartışmaya Aziz Yıldırım da girdi
23 Eylül 2020 - 10:27

Fenerbahçe'yi 20 yıl yöneten ve 2011'de, FETÖ operasyonuyla cezaevine atılan eski Başkan Aziz Yıldırım, “Futbolda temiz eller operasyonu olmalı” tartışmasına katıldı.

Sözcü gazetesi yazarı Aytunç Erkin’e konuşan Aziz Yıldırım, “Yıllar önce Türk futbolunun baronlar tarafından yönetildiğini söylemiştim. ‘Gerçeklerin bir gün ortaya çıkmak gibi huyu vardır' cümlesi bir kez daha kanıtlandı ve gerçek ortaya çıktı. Baronları temizlemek şart!” ifadelerini kullandı.

İşte Aziz Yıldırım’ın açıklamaları…

Türkiye, spor yorumcusu Rıdvan Dilmen'in “Futbolda temiz eller operasyonu olmalı” açıklamasını konuşuyor…

Burada mesele isimler değil!

Mesele…

 

TSK içerisinde her gün operasyon yapanların artık medyada da futbolda da ‘sağlam' bir temizliğe neden girmediği! 15 Temmuz 2016'dan sonra başlayan ve engellenen ‘Mülkiye/Kaymakam' soruşturması bile 4 yıl sonra tekrar açılabildi. Yani…

Rıdvan Dilmen, arı kovanına çomak soktu…

Aslında o çomak 6 yıl önce sokulmuştu da kimse üzerine gidemedi…

Nasıl mı?

Dün, Fenerbahçe'yi 20 yıl yöneten ve 2011'de, ‘Gladio/FETÖ' operasyonuyla cezaevine atılan Aziz Yıldırım'la, Rıdvan Dilmen'in açıklamalarını konuştum. Yıldırım şu tespitlerde bulundu:

“Yıllar önce Türk futbolunun baronlar tarafından yönetildiğini söylemiştim. ‘Gerçeklerin bir gün ortaya çıkmak gibi huyu vardır' cümlesi bir kez daha kanıtlandı ve gerçek ortaya çıktı. Baronları temizlemek şart! İsimler üzerinde durmuyorum! Daha o kadar konu ve olay var ki… 2016 yılında avukatlarımız, medyayla ilgili suç duyurusunda bulunmuştu… Ona bakın!”

Aziz Yıldırım'ın ‘Baronları temizlemek şart' cümlesini 6 yıl önce kurduğunu fark ettim.

Tarih 22 Ekim 2014… Bir gazetecinin, Beşiktaş maçında kötü bir sonuç alınması durumunda İsmail Kartal'ın gönderilip gönderilmeyeceği sorusuna Aziz Yıldırım şu yanıtı verdi:

“Türk spor tarihinde uzun yıllar yazarlık yapanların hepsinin bırakması lazım. Spor basınındaki baronlar artık bıraksın. Yeni bir dönem başlasın. Ama o baronlar da oturup kahvelerde, lokantalarda Türk sporunu idare etmesinler…”

Peki 2016 yılındaki suç duyurusu neydi?

EYLÜL 2016’DA VERİLEN DİLEKÇE

Aziz Yıldırım'ın yol arkadaşı, 2011'de ‘Gladio/FETÖ' operasyonuyla cezaevine atılan Fenerbahçe'nin Asbaşkanı Şekip Mosturoğlu da SÖZCÜ'ye şöyle konuştu: “İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına Aziz Yıldırım vekilleri olarak Eylül 2016'da verdiğimiz, ek suç duyurusu dilekçemiz eğer bugüne kadar ele alınıp neticelense idi Rıdvan Hoca'nın bahis ettiği spor medyasındaki temiz eller operasyonuna çoktan başlanırdı.”

Peki o ek suç duyurusunda ne vardı? Mosturoğlu, örgütle hareket edenler olduğunu söyledi ve daha açılmayan dosyalar olduğunu ifade etti: “Hakimler ve Savcılar Kurulu'nda, o dönemin yargı mensuplarıyla ilgili dosyamız bekliyor. 12 Mayıs 2012'de stadımızda ve çevresinde yaşanan provokasyon dosyası bekliyor… 4 Nisan 2015'te futbolcularımızı taşıyan otobüs Rize'de kurşunlandı… O dosya ne oldu, bilinmiyor!”

‘HERKES HESAP VERMELİ'

Tarih, arşiv önemli…

20 Şubat 2017'de, Fenerbahçe Kulübü'nde Aziz Yıldırım'la röportajdayım… Yıldırım, yeni başlayan ‘futbolda kumpas' soruşturmasını değerlendirmiş ve SÖZCÜ'ye şunları anlatmıştı: “Bu dava, Fenerbahçe ve Aziz Yıldırım davası değil. Cumhuriyet davası. 15 Temmuz, silahlı bir örgütün cumhuriyeti ele geçirme kalkışması. FETÖ yerli bir organizasyon değil.

Uluslararası bir gladio. Hâlâ bazı devletler, bu terör örgütünün üzerine gidilmemesi için uyarılar yapıyor. Eğer bu davanın diğer mağdurları bizim gibi Silivri'ye gitmezse, bu mücadelede samimi olmadıklarını anlarız. Federasyon da diğer mağdurlar da FETÖ'nün peşini bırakmamalı. FETÖ konusunda 17-25 Aralık'tan sonra dönenler var. Bunların yarın öbür gün Mevlana gibi yine dönmeyeceklerinin garantisi var mı? 17-25 Aralık'tan önce yaşananlarla ilgili de herkes hesap vermeli!”

SON NOT: 3 Temmuz 2011'de, Fenerbahçe'ye kurulan kumpasın üzerine giden gazete sadece SÖZCÜ'ydü… Sadece Yıldırım için değil… TSK'ya, gazetecilere, aydınlara yani Cumhuriyet'e kurulan kumpasa karşı dik duran tek medya organı SÖZCÜ'ydü… Kimse unutmasın!

Odatv.com

Bu haber 404 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum