Gerçekten büyük bir kepazelik yaşanıyor
GÜNÜN YAZISI

GÜNÜN YAZISI

Gerçekten büyük bir kepazelik yaşanıyor

15 Mayıs 2019 - 09:40

Devlet ve millet olarak getirildiğimiz noktayı düşmanlarımız imrenerek izliyordur. Çünkü onların bin bir takla, oyun, desise vs. ile yıllarca süren ayrıştırma, toplumu birbirine hasım etme sürecini siyasetçilerimiz elleriyle, dilleriyle yapıyorlar. 
Nasıl bir ülke ve toplum haline getirildik bir bakar mısınız! 
Bırak fikrini söylemeyi hangi taraf olduğunu ifade etmek bile birilerinin zoruna gidiyor.
Son sanatçı tartışmaları malum! Ama bu savrulma bugün başlamadı. Yıllardan beri iktidar partisinin siyaset anlayışı…
Kim olursan ol, benimle berabersen eftal kulsun, eftal iş adamısın, eftal sanatçısın. 
Yok, bana karşı isen Allah dostu olsan da hainsin, teröristsin, dış mihrakların tetikçisisin… 
Sendikalara bakın! 
Eğer hükümetin takdirine teşekkür edip, üyelerine sabrı telkin ediyorsan sen büyük bir sendikasın, emekçisin. 
Misal, Memur-Sen ve Hak-İş cici sendikalardır! 
Türk-İş öcü, DİSK ve diğerleri ise öcüdür. Çünkü her daim yoksulluk sınırını hükümetin önüne koyarlar, çalışma koşullarını, emeklilik haklarını filan. 
Haliyle hükümet bunları sevmez. Çünkü hak istiyorlar.
İş adamları
20 yıl öncesine kadar pek adı-sanı bilinmeyen isimler bugün Türkiye'nin milyarderler listesinde. Hükümetin yaptığı bütün ihalelerde bu isimler var. 

Bu isimler vatana, millete hizmet aşkıyla yanan isimler. Hele hele 'Ona; anam, babam, eşim çocuklarım feda olsun, her gördükçe yeniden âşık oluyorum' diyen Ethem Sancak tam bir kahraman.
Ama!
Hükümetin icraatlarını eleştiriyorsan, ülkenin durumunu analiz etmeye kalkıyorsan hele bir de hükümetin siyasi rakibinin lehine görüş açıklıyorsan vay haline!
"Haddini bil! İş adamıysan işinle uğraş yoksa…"
Ya sanatçılar!
AKP döneminde benim sanatçım, sen kim sanat kim ayrıştırması hep vardı.
Tabi sanatçı patenti Erdoğan'ın elindeydi. Ondan icazet aldın mı iyi sanatçısın. 
Örneğin Bülent Ersoy daha birkaç yıl önceki ramazanda Saray'da ağırlanıyor ve Erdoğan'a dualar sıralıyordu. 
İbrahim Tatlıses, Metin Şentürk, Bedirhan Gökçe,  Muazzez Ersoy, Hülya Koçyiğit gibi isimler çoktan biat edip, ak mazbatalarını almışlardı.  
Hele Kibariye'nin, başbakanken Erdoğan'ı öperken, "10 numara adamsın" sözleri ile sanatın zirvesine çıkmıştı.
Hele hele 'kula kulluk edene yazıklar olsun' şarkısıyla, milletin hem gönlünü, hem de parasını alan Orhan Gencebay'ın, Saray'a kulluk etmesi anlaşılamamışken, vatandaşın 'deli Kadir'i' aynı Saray'da süt dökmüş kediye dönmesi kafaları karıştırdı.  
Ya Ajda! Yıllarca, "hür doğdum hür yaşarım" dedi. 75'inden sonra hürriyetini Erdoğan'a bağladı ve umudum sensin, dedi. 
Yavuz Bingöl, Muazzez Ersoy ve devletten hizmet ödülü alan Zarrab'ın eşi Ebru Hanımın ve daha yüzlerce ismin AKP'ye olan desteklerini yazmıyorum.
Bu isimler eleştirildi mi? Evet, eleştirildiler. 
Ama tehdit edilmediler. Gözdağı verilmediler. Hakarete uğramadılar. 
Şimdi sanatçılar tehdit ediliyor, hakarete uğruyor, sanatlarına laf atılıyor. 
Hem de devletin bir numarasından ve % 7'lik ortağı tarafından. 
Hele hele AKP'nin, Pensilvanya'dan takke hediyeli vekilinin sanatçılara, 'ağzını sileyim' diye testisinin içindekini belli etmesi ve Devlet Bahçeli sırf Ekrem İmamoğlu'na taraf oldukları için sanatçı ve iş adamlarına kepaze demesini tarih ve vicdanlar kaydetti.
Rahmetli Ozan Arif yaşasaydı uzun bir şiir yazardı herhalde.
Diriliş Ertuğrul dizisinde rol alan sanatçılar, 'çaldılar' diye bir reklam filmi yapmışlar.
Sayın Bahçeli! Bu kepazelik midir?
Son söz; Bu ülke üzerinde hedefleri olanların yapamadıkları yapıldı, yapılıyor. Millet ayrıştırıldı. Sanat, spor camiası ayrıştırıldı. Sendikalar, iş dünyası ayrıştırıldı ve karşı karşıya getirildi. 
Evet, gerçekten ortada çok büyük bir kepazelik var. Görene, köre ne! 

Akın Aydın
[email protected]

Bu yazı 139 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum