23 Nisan 1920'nin perde arkası

23 Nisan 1920’de dualar, cuma namazı ve büyük yokluklar içinde açılan Meclis, sadece yeni bir yönetimin değil, Ankara’nın iktidar merkezi ilan edildiği tarihsel kırılmanın da simgesi oldu.

23 Nisan 1920'nin perde arkası
23 Nisan 2026 - 12:53

Mustafa Kemal’in “milli siyaset” vurgusu, Birinci Meclis’in yol haritasını belirledi. Feyziye Özberk yazdı.

 
Her şey lambalı salonda başladı: 23 Nisan 1920'nin perde arkası

Mustafa Kemal Atatürk, Meclis’in açılmasında acele ediyor. Ankara’ya gelebilen mebuslarla yetinilerek, Meclis’in, 23 Nisan 1920 Cuma günü açılmasına karar veriliyor. Çünkü işgaller, isyanlar, muhalefet nedeniyle koşullar ağır, durum kritik... Dini inanışlardan güç almaya ihtiyaç var. Muhalefeti zayıflatmak isteği de bu kararda etkili olabilir. Mustafa Kemal Paşa, Cuma gününün seçilmesini şöyle açıklıyor:

“Vatanın bağımsızlığı, yüce hilafet ve saltanat makamının kurtarılması gibi en mühim ve hayati vazifeleri yapacak olan bu Büyük Millet Meclisi’nin açılış gününü cumaya tesadüf ettirmekle, anılan günün mübarekliğinden istifade olunacak ve açılıştan önce bütün değerli mebuslarla beraber Hacıbayramı Veli Camii Şerifi’nde cuma namazı kılınarak Kur’an’ın ve namazın nurlarından da feyz alınacaktır.”

Paşa benzer dini törenlerin “Mukaddes ve yaralı vatanımızın her köşesinde aynı suretle” tekrarlanmasını da istiyor. Mustafa Kemal, bu tutumunda içtendir. Samimidir. İç cephenin yani milletin birliği, zorlukları yenmede tayin edici bir güçtür. Zedelenmemelidir. Ayrıca kendisi de bu milletin bir evladıdır. Bu kültürle yetişmiştir.

Mustafa Kemal ayrıca Ankara’da Meclis’in açıldığını bütün kumandanlara ve valilere bir tamimle bildiriyor. Bu duyuruda önemli olan, tüm iktidar merkezinin, Ankara olduğunun artık açıkça ilan edilmesidir: “Büyük Millet Meclisi açıldı, bilumum makamatı mülkiye ve askeriyenin umum milletin mercii meclistir.”

Fakat vatanseverler işbirlikçileri yenene, farklı bir anlatımla Ankara İstanbul’a galip gelene kadar ülkede bir biçimde ikili iktidar davam ediyor. Mebusların aylıkları önce 80 lirayken sonra 100 liraya yükseltiliyor.

Atatürk’ün Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras anlatıyor: Türkiye zorbalara karşı nasıl dik durmalıAtatürk’ün Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras anlatıyor: Türkiye zorbalara karşı nasıl dik durmalı

MEBUS MAZHAR MÜFİT’İN VERDİĞİ BİLGİYE GÖRE:

Meclis’in açılışında mebus sayısı 115’tir. 50 mebus kalpaklı (Mazhar Müfit de kalpaklıdır), 41 mebus fesli ve 21 mebus sarıklıdır. Sonra gelenlerle bu sayı: 280’e çıkıyor. Zabıtlara göre toplam mebus sayısı 338’dir. Mazhar Müfit bu Meclis’te Hakkâri mebusu olarak yer alıyor.

Değerli tarihçi Halil İnalcık’ın belirttiğine göre, 23 Nisan 1920 tarihinde açılan Büyük Millet Meclisi’ni oluşturan 390 üyeden 233’ü asker ve memur; 47’si din adamı; kalanlar çiftçi, tüccar ve aşiret reisidir.

Meclis’in üyeleri Ankara’ya ilk geldiklerinde, yatacak yer bulmak oldukça zordur. Bunun için Maarif Vekâleti binasından yararlanılıyor. Büyük bir koğuşta yerlere yataklar seriliyor. Yemek için de mebuslardan Cevdet İzrap ve bir arkadaşı birlikte tabldot düzenlemesi yapıyorlar. 70 kuruşa üç kap yemek veriliyor. Mebusların aylıkları önce 80 lirayken sonra 100 liraya yükseltiliyor.

Ankara’ya ilk gelindiğinde Mustafa Kemal ve arkadaşları Ziraat Mektebinde kalıyorlar. Meclis açılınca istasyona ait boş üç-dört odalı bir binaya taşınılıyor. Bir süre orada kalınıyor. Birçok önemli toplantı burada yapılıyor.

Sonraki günlerde Ankara Belediyesi Çankaya’daki binayı paşaya hediye ediyor. Bu bina o zaman küçük bir bağ evidir. İşte bu ev milli mücadelenin karargâhı oluyor. Meclis binası ise İttihat Terakki’ye ait kulüp binası olarak yapılmış ama tamamlanmamış haldedir. Fedakâr Ankara halkı evlerinden söktükleri kiremitleri getirerek binanın tamamlanmasına çalışıyorlar. Henüz memlekette elektrik yoktur. Bir kahveden alınan büyük bir lamba salonun ortasına asılıyor.

İşte bu kadar mütevazı bir salonda dünyanın önemli bir çoğunluğunun ve kendi milletinin saygısını, sevgisini kazanan başı dik ve onurlu yeni bir devlet kuruluyor. Nitekim önemli olan orada alınan kararlardır.

YORUMLAR

  • 0 Yorum