Ak ve kara

Yeni sezon başlamadı ama kulüpler arası mücadele tüm hızıyla sürüyor. Fenerbahçe ve Galatasaray başkanları arasında geçen en şiddetlisi.

Ak ve kara

Yeni sezon başlamadı ama kulüpler arası mücadele tüm hızıyla sürüyor. Fenerbahçe ve Galatasaray başkanları arasında geçen en şiddetlisi.

Ak ve kara
01 Ağustos 2019 - 08:57

Garip olan var olan düzenin işleyişinden en fazla nemalananların en fazla mağduriyet maskesiyle ağlaşmaları. Tamam Ali Koç, yönetimi alır almaz samimi bir şekilde kokuşmuş düzenin değişmesi için ilk adımları attı. Büyük bir kulübün başkanı olarak atacağı her olumlu adım tüm ülke futbolunu etkileyeceği için umut vericiydi. Takım yapılanmasında genç oyuncuları transfer ederek bizi heyecanlandırdı mesela. Verdiği demeçlerle de o çok özlediğimiz barışçıl bir hava estirdi. Ne var ki bu pek kısa sürdü. Baksanıza genç oyuncularla yepyeni bir takım şiarıyla başlayan süreç, Elif’in, Barış’ın yollanması ve 37 yaşındaki Emre Belözoğlu’na kaptanlığı teslim edilmesiyle bitti. Çünkü bizim bu sistemimizde farklıysanız ve düzene rağmen bir şeyler yapmak istiyorsanız çok büyük mücadeleler vermek zorundasınız. Bunu da kimse göze alamıyor işte. 
Ayrıca bilgi, uzak görü, basiret ve inada sahip olmanız gerekli. Ali Koç, bir taraftar gibi davranarak doğru yapılanma fikrini de gözden düşürdü maalesef. Şimdi gelinen noktada iki büyük kulübün başkanı geçmiş yılların şampiyonluklarının ne kadar adil kazanılıp kazanılmadığıyla meşguller. Yani bizim buralarda değişen hiçbir şey yok.

Hedef şaşırtmaca 
Beşiktaş Başkanı bu iki başkanın kavgasına dahil olmadı. Zaten Beşiktaş hep ülkenin güçleri arasında denge unsuru olmuştur. Ama bu kez durum pek öyle gözükmüyor. Çünkü Beşiktaş’ın kendi içinde sorunları var ve gün geçtikçe daha da büyüyor. Abdullah Avcı’nın ekibinde olan Orhan Ak geçmişteki duruşu bir yana bir kısım Beşiktaş taraftarıyla yaşadığı nahoş olaylar nedeniyle taraftarların hedefi olmuş durumda. En azından bir kısmının. Kendisini sürekli istifaya zorluyorlar. Sonunda Orhan Ak taraftarlardan özür diledi geçmişte yaşananlar dolayısıyla. Fakat alevler hiç sönecek gibi değil. Zamanında malum çevreyle bağlantılı bazı futbolcular pek imtiyazlıydı hatırlarsanız. Ceza alanında dokunsanız penaltı alırlardı kendileri. Kaybedilen kritik maçlara, kaybedilen şampiyonluklara bir de bu açıdan bakılabilir yani.

Boş hedefler
İyi de bunun böyle olacağı çok açıkken Beşiktaş Yönetimi tarafından niye öngörülmedi acaba? İşin aslına bakarsanız Orhan Ak olayını bu kadar abartmak da çok gerçekçi değil bence. Taraftara teknik direktör değiştirme yetkisi vermek de doğru değil. Ama burada asıl görülmesi gereken bile bile lades yapıp taraftarı birbirine düşüren zihniyet. Nedense her sezon benzer olaylar yaşanıyor; QuaresmaBurak YılmazŞenol Güneş meselesi gibi… Ve taraftar asıl görmesi gereken şeylerle değil böyle detaylarla uğraşıyor. Mesela Beşiktaş şu günlerde borçların yapılandırılması sürecinde. Çok çok önemli bir süreç bu. Borçların yapılandırılması koşulları kârı-zararıyla tartışılıyor mu? İki yıl ödemesiz dönemle kulübü batıran yönetim rahatlatılıp borçlar gelecek yönetimin sırtına yıkılıyor, bu tartışılıyor mu? Yapılan yanlış transferler dolayısıyla içinde olduğumuz şu transfer döneminde elden çıkarılamayan futbolcular tartışılıyor mu? Hayır. 
Zaten kulüp yönetimlerinin en iyi yaptığı iş bu değil mi? Taraftarın dikkatini kendi üzerinden çek başka noktalara yönlendir. İşin kara tarafı da asıl bu olsa gerek.


Cumhuriyet Gülengül Altınsay

Bu haber 340 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum