Ensestin oranı mı kendisi mi korkunç?
Aziz Nesin "Türk halkının yüzde 60’ı aptaldır” dedi diye adamı yakmaya kalktılar. Şimdi de bir kadın “Halkın yüzde 40’ı ensesti yaşıyor” dedi diye neredeyse taşlanacak.
07 Eylül 2017 - 11:08
Yıllardır bu kanayan yarayı yazarım. Üfürük değil, adli tıp raporlarından, yazmaya utandığım ayrıntıları okuduğum, bildiğim için.
Ensest, insanlar arasında birinci dereceden kan bağı olanlar içindeki cinsel ilişkidir.
Toplumumuzda ikinci derecede olanı hayli yaygındır, kardeş çocukları arasındaki evlilikler, toprak, servet bölünmesin, kız yabancıya gitmesin anlayışından kaynaklanır.
Pek çok sakat doğan çocuk da bu evliliklerin ürünüdür, bakınız ülkenin en zengin ailelerinin çocukları!
Ne yazık ki töre, gelenek diye diye bu yanlışlığa göz yumulur ve evlilikleri yasal kabul edilir.
Zorla ilişki
Daha da acıklısı ve neyse ki yasalarımız tarafından suç kabul edileni, birinci derece kan bağı olanlar arasındaki cinsellik. Bu da korku, utanma, vb. yüzünden çoğu aile içinde gizli kalıyor, ortaya çıkmıyor!
En yaygını babanın kızına tasallutu.
Bir babanın mahkemede “İnsan bahçesine diktiği ağacın meyvesini ilk kendi tatmaz mı?” diye savunması var, zihniyete gelin.
Anne çoğu zaman bilse bile korkudan göz yumar. Çocuk küçüktür, önce anlamaz, sonra korkar!
Babasından olma kardeşini doğururken hastanede ortaya çıkar! Amcanın yeğenine tecavüzü sonucu kız kirlendi diye aile meclisi kararıyla, kirletenin değil, kızın öldürüldüğü adli vaka var.
Bir lağım çukurudur ki bu konu, yazarken eliniz kirlenir.
Niye bayramın gündemindeydi?
Bir şöhret bozuntusu, yeğeniyle öpüşürken görüntülendi. Pak inkar, “Kadını tanımıyorum” dedi, oysa öpüştüğü kadın, ikinci eşiyle evli, öz yeğeni çıktı.
Adamın karısı razı diye bu ensest değil mi?
Şimdi bu ilişkiyi rıza var, reşitler diye savunmak doğru mu?
Ensest, insanlar arasında birinci dereceden kan bağı olanlar içindeki cinsel ilişkidir.
Toplumumuzda ikinci derecede olanı hayli yaygındır, kardeş çocukları arasındaki evlilikler, toprak, servet bölünmesin, kız yabancıya gitmesin anlayışından kaynaklanır.
Pek çok sakat doğan çocuk da bu evliliklerin ürünüdür, bakınız ülkenin en zengin ailelerinin çocukları!
Ne yazık ki töre, gelenek diye diye bu yanlışlığa göz yumulur ve evlilikleri yasal kabul edilir.
Zorla ilişki
Daha da acıklısı ve neyse ki yasalarımız tarafından suç kabul edileni, birinci derece kan bağı olanlar arasındaki cinsellik. Bu da korku, utanma, vb. yüzünden çoğu aile içinde gizli kalıyor, ortaya çıkmıyor!
En yaygını babanın kızına tasallutu.
Bir babanın mahkemede “İnsan bahçesine diktiği ağacın meyvesini ilk kendi tatmaz mı?” diye savunması var, zihniyete gelin.
Anne çoğu zaman bilse bile korkudan göz yumar. Çocuk küçüktür, önce anlamaz, sonra korkar!
Babasından olma kardeşini doğururken hastanede ortaya çıkar! Amcanın yeğenine tecavüzü sonucu kız kirlendi diye aile meclisi kararıyla, kirletenin değil, kızın öldürüldüğü adli vaka var.
Bir lağım çukurudur ki bu konu, yazarken eliniz kirlenir.
Niye bayramın gündemindeydi?
Bir şöhret bozuntusu, yeğeniyle öpüşürken görüntülendi. Pak inkar, “Kadını tanımıyorum” dedi, oysa öpüştüğü kadın, ikinci eşiyle evli, öz yeğeni çıktı.
Adamın karısı razı diye bu ensest değil mi?
Şimdi bu ilişkiyi rıza var, reşitler diye savunmak doğru mu?







YORUMLAR