Nasıl bilmez?: MİT'i veren iktidarı teslim eder

Kılıçdaroğlu seçilmesi halinde, MİT gibi en hayati bir kurumu, birlikte iki yıl çalıştığı diğer beş partiye ve kendi partililerine danışmadan, yüzde 2.2 oyu zar zor bulan aşırı milliyetçi bir partiye nasıl olur da teslim eder?..

Nasıl bilmez?: MİT'i veren iktidarı teslim eder
23 Temmuz 2023 - 10:10

 

"Deli misin?.. Asla!..

O zaman devleti nasıl yöneteceksin?..

Dış politikayı nasıl yönlendireceksin?..

Yurt içinde ne olup bittiğini nasıl bileceksin?..

Asla ve asla olmaz!..

Deli misin?.."

Devlet yönetiminde yer almış, Başbakan Yardımcılığı ve Bakanlık yapmış bir arkadaşıma soruyorum:

"Bir parti ya da kişi iktidar olduğunda, koalisyon ortağı bile olsa, MİT'i bir başka partiye verir mi?.."

Daha lafımı bitirmeden, siyasi deneyim sahibi o arkadaşım, yukarıda aktardığım tepkilerini sıralıyor:


Ads by Kiosked

"MİT'i başkasına verirsen, zaten iktidar olamazsın!..

MİT'i verirsen, ülke yönetimini başkasına devretmiş olursun. Olur mu hiç öyle şey?.."

Ama, az kalsın oluyormuş!..

Yalan rüzgarı

Kemal Kılıçdaroğlu'nun 28 Mayıs seçiminden birkaç gün önce Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ ile imzaladığı gizli protokol, skandalın her türlüsüne şerbetli bizim toplumu bile yerinden oynatıyor.

Skandal T24'te değerli meslektaşımız Cansu Çamlıbel'in Ümit Özdağ ile yaptığı söyleşide patlıyor. Kılıçdaroğlu MİT ve İçişleri ile iki Bakanlığı daha Özdağ'a vermek için protokol imzalıyor. O söyleşide Özdağ bunu açıklıyor.

Ancak, Kılıçdaroğlu protokolü iki yıldır birlikte yürüdüğü diğer beş parti liderinden saklıyor.

Skandalda ikinci perde:

Bu söyleşi yayımlanınca, Altılı Masa'nın üyesi Ahmet Davutoğlu Kılıçdaroğlu'nu arayarak, "bu doğru mu" diye soruyor.

Kılıçdaroğlu "hayır, doğru değil" diyerek...

Yalan söylüyor.

Skandalda üçüncü perde:

CHP Genel Merkezi bir resmi açıklamada bulunuyor, o da yalanlıyor.

Dolayısıyla, CHP kurumsal olarak yalan söylemiş oluyor.

Skandalda dördüncü perde:

CHP Sözcüsü Faik Öztrak "yok öyle bir protokol" diyerek, ayrıca açıklamada bulunuyor.

Skandalda beşinci perde:

Kılıçdaroğlu Habertürk'te kendisinin, CHP Genel Merkezinin ve Faik Öztrak'ın yalanladığı gizli protokolü doğruluyor.

Faik Öztrak fena halde açığa düşüyor. Öztrak protokolü ya bilerek, "yok" diyor ya da Kılıçdaroğlu protokolün varlığını, beş ortağından olduğu gibi, Öztrak'tan da gizliyor.

Artık ne ise, bu durumda Öztrak'ın parti sözcülüğünden ve MYK'dan istifa etmesi gerekmez mi?..

Yalan rüzgarı eşliğinde, skandal dizisi.

Oysa uyarılmış

MİT demişken...

Perde arkasında kalmış bir olay var.

Seçimlerden kısa süre önce CHP'nin önde gelenlerinden, deneyimli bir siyasetçi birkaç konuşmada Kılıçdaroğlu'nun MİT'le ilgili niyetini sezer gibi olunca...

"Sakın" diyor ve ekliyor:

"Sakın MİT'i bir başka partiye vermeyi asla düşünmeyin!..

Bu çok büyük bir siyasi hata olur, ülkenin yönetiminde ipleri elinizden kaçırırsınız".

Çok net uyarıya Kılıçdaroğlu kulak asmıyor.

Yine de, soru şu:

Kılıçdaroğlu devlette uzun yıllar görev yapmış, devletin nasıl işlediğini bilen biri.

Seçilmesi halinde, MİT gibi en hayati bir kurumu, birlikte iki yıl çalıştığı diğer beş partiye ve kendi partililerine danışmadan, yüzde 2.2 oyu zar zor bulan aşırı milliyetçi bir partiye nasıl olur da teslim eder?..

Seçimi kazanmış olsa, iktidarı kendi elleriyle fiilen başkasına devretmeyi nasıl kabul eder?..

Bu nasıl bir mantık?..

Nasıl bir yönetim?..

Nedir bunun sırrı?..

"Yenilgi yok"

Özdağ ile gizli protokol imzaladığını itiraf ettiği Habertürk'teki söyleşide halkın sinir tellerini ayrıca oynatıyor:

"Seçim sonuçlarını yenilgi olarak kabul etmiyorum".

Pes!..

Sormak gerek, "yenilgi nedir, ne zaman ortaya çıkar, yenilgi nasıl belli olur" diye.

Yenilgi olarak görmüyor, çünkü devamı belli:

İstifa etmeyi düşünmüyor.

Bir başka soruya verdiği yanıt, kendisine çizdiği geleceği yansıtıyor.

Ekrem İmamoğlu'nun İBB Başkanlığına yeniden aday olmasını hiç tereddüt duymadan, "çok isterim" diye yapıştırıyor.

İmamoğlu aday olursa, onun İBB Başkanlığını yeniden kazanamayacağını hesap ederek...

İmamoğlu'nun CHP Genel Başkanlığını engellemiş olacağını düşünüyor.

Böylece şu anda karşısına çıkacak başka dişli bir aday olmadığı için koltuk sevdasına devam!..

Yıllarca yalanın her türlüsüne alışmış bir toplum şimdi öfkelenir, sonra bunu da unutur gider.

Ancak...

Kılıçdaroğlu CHP'yi öyle bir açmaza sürüklüyor ki, parti şu anda bölük pörçük, içinden nasıl çıkılacağı belli değil.

İstifa etse kaos, etmese kaos!..


Yalçın Doğan

[email protected]

YORUMLAR

  • 0 Yorum