SIKI YÖNETİM
Bülent Pelit

Bülent Pelit

Yeşilcam Anı

SIKI YÖNETİM

10 Mayıs 2019 - 18:17

1980 ihtilalinden sonra Lale filmin sahibi Bülent Koral modaya uyuyor ve stüdyoya müdür olarak emekli bir Albay alıyor. Albay, aşırı disiplinli, gelen konuşmacılara kan kusturuyor, konuşmacılar yadırgıyor durumu, felaket rahatsızlar, zaten hepsi tiyatro kökenli, mesleklerinin gereği dibine kadar disiplinli insanlar. Bir de askeri düzen onları üzüyor. Lale film stüdyoları da, dublajın en yoğun olduğu mekan. Her iş günü neredeyse içtima alıyor Albay. Tuvalete giriş, çıkış kontrolleri, yemek saatleri haricinde hiçbir şey tüketilmemesine izin vermeme, çay, kahvenin belli vakitlerde içme vb. uygulamalar, üstün meziyet gerektiren bu meslek icracılarını bezdiriyor canından.

Seslendirme piyasasının gelmiş geçmiş en fırlama ağabeyimizin aklına parlak bir fikir geliyor, arkadaşlarına müjdeyi veriyor, ” yarından itibaren Albay artık olmayacak” diyor. Ertesi sabah ilk seans onda, kalabalık bir film, diyor ” saat tam dokuzu beş geçe hep beraber Albayın odasına girin”, böyle sözleşiyorlar.

Denilen saatte herkes orada, ağabeyimiz elinde bir kutu çikolata ve demet çiçekle geliyor.

Saat tam dokuz, diğerleriyle kaş göz işaretleşiyor, kimse bir anlam veremiyor ama dokuzu beş geçe vaktini bekleyemeye başlıyorlar, ağabeyimiz tüm ciddiyetiyle odaya giriyor, “vay efendim sizi buralarda görmek ne güzel Allah sizi başımızdan eksik etmesin”, içeri dalıyor. Albay şaşkın kendisine edilen iltifattan bir taraftan memnun, yine de tedirgin, tedbiri elden bırakmamaya çalışıyor. Ağabeyimiz saati kolluyor, Albayın oturduğu altı tekerlekli koltuğa iyice yanaşıyor, “şu koltuğu biraz şuraya alalım” diye sürüklüyor koltuğu, saat neredeyse gelmek üzereyken birden pantolonunu ve donunu sıyırıp Albayın kucağına oturuyor, Albay dehşet içinde, tam dokuzu beş geçe kapı açılıyor ve tüm dublajcılar o manzarayla karşı karşıya kalıyor. Ağabeyimiz Albayın kucağında, “Ne yapayım ille de kucağıma oturacaksın, yoksa seni stüdyoda içeri sokmam” dedi,” bende mecbur kaldım,oturdum”, Albay, utançla yerinden fırlar ve bir daha lale film stüdyosunun kapısından bile geçmez. (Bir dublaj meclisindeki sohbetten alıntıdır)

Bu yazı 386 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum