GARİP BİR MONTAJ
Bülent Pelit

Bülent Pelit

Yeşilcam Anı

GARİP BİR MONTAJ

10 Mart 2019 - 23:11

80'li yılların sonu, stüdyo sahibi Rahim Gülcüoğlu seslendirme kaydına girecekken bir montaj işi olduğunu söyledi, sen onu yapıver paşa dedi. Paşa demeyi severdi. İyi dedim, ses kaydına Osman abi oturdu, yanında da Ertan Üçgözen var. Allah için Ertan bizden sonra stüdyoda yetişenler içinde en yetenekli olanı. Bizden sonra derken, işe başlangıç süreci olarak, yoksa birçok konuda benden de ileride, bir kere çok iyi müzik kulağı var. Kasetleri aldım, izlemeye başladım, garip bir adam, boş bir gece kulübünde dans ediyor, cuk cuk cuk cuk diye fonda müzik abimiz ha bire kıvırıyor. Ama çekimin estetiği gerçekten çok güzel, sordum kim çekmiş bunu, dediler Samim Değer. Hayda dedim kendi kendime, Samim Değer ne alaka. Bir süre sonra Samim Değer geldi tanıştık, Allah rahmet eylesin çok kibar bir insan. Peşinden Ceylan diye bir adam geldi, gece hayatının en ünlü patronlarındanmış, onunla da tanışma faslından sonra, baktım adamlarda bir heyecan, bir heyecan, aman Hayroş gelecek, şu eksik olmasın, sinirlendirmeyelim, sakin tutalım vs. panik hali. Kendi kendime dedim, bu oynayan, garip kıvrımlı ağabeyimiz, ya da ablamız Hayroş. Kısa bir süre sonra tüm endamı ile Hayroş mekana avdet eyledi, peşinde üç, dört şakşakçı, biri kuaförmüş, beş dakika da bir saçlarını tarıyor Hayroşun. Beni takdim ettiler montajcımız Bülent diye, memnun oldum dedi, yanında elinde çanta olan adama bir kaş göz etti, adam koştu çantayı açtı, Hayroş çantanın içinden bir sıyırtma yaptı, sıyırtmada sayılmaz aslında bir balyayı benim cebe indirdi, neye uğradığımı şaşırdım. Samim Değer ve Ceylan'ın gözleri fal taşı gibi açıldı, ortamı da bozmak istemiyorlar ama böyle bir hamleden rahatsız olmuşlardı. Ben montaja oturmadan aklıma cinlik geldi, benim asistanım var onu da çağırayım dedim. İçeride ses kaydında Osman abinin yanında oturan Ertan'ı yanıma aldım. Baktım bir kaş göz Ertan'a da bir güzellik. Biz uça uça yapıyoruz montajı. Sanırsınız ki Bülent, Mickael Jackson'ın klibini kurguluyor. Bir saat sonra Konyalı lokantasından, envai çeşit yemek, beş çayına Divan'dan pastalar, iyice şımarmıştık artık, tabi her güzel bağladığımız planda Hayroş bize canlıları indirmeye devam ediyor, o indirdikçe Samim Değer ve Ceylan kıvranıyor. Hayroş'a o dönem inanılmaz bir miras kalmış, yurt dışından. Öyle böyle değil, arada sohbetlerde öğreniyoruz bunu. Yaptığımız kurguyu da ablasına izletmek için çekmiş. Biz kurguladıkça bir taraftan ağlıyor, ah ablacığım, bak gör kardeşini ne güzel dans ediyor. Hayatımda yaptığım en garip montajdı, Sinema filmi çekeceğini söylüyordu, değişik hayalleri vardı, on tane karavan olacak bizim sette diyordu, o zaman sette karavan bizler için sadece hayal, şimdi ise çok sıradan. Sahi sonra ne oldu acaba Hayroş'a.

Bu yazı 459 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum