HALİME'Yİ SAMANLIKTA BASTILAR
Bülent Pelit

Bülent Pelit

Yeşilcam Anı

HALİME'Yİ SAMANLIKTA BASTILAR

15 Nisan 2019 - 23:26

Erotik sözlere, kışkırtıcı bir ritme sahip yıllar önce Gönül Yazar’ın şöhret ettiği bir şarkıdır Halime’yi samanlıkta bastılar. 1966 yılında aynı isimle sinema filmi yapılır, Sadık Şendil’in senaryosunu yazar, Sırrı Gültekin yönetir bu filmi. Başrolde Gönül Yazar vardır, ancak ismi müstehcen bulunarak sansürden geçmez, son kelimesini değiştirerek “Halime’yi samanlıkta vurdular” yaparlar. Halime ismi o tarihten itibaren köy filmlerinin seks objesi olarak ünlenir. Yetmişli yılların seks furyasında da, köylü kadın karakterlerinde sıkça kullanılır Halime ismi. Özellikle yetmişli yıllarda, bu tip durumlardan sürekli vaziyet çıkarır Yeşilçam. Muzaffer İzgü’nün muhteşem romanı “İt Adası” bile, “Sarı Necmiye” adı ile sinemaya uyarlanır. Yılmaz Atadeniz ‘in yönettiği bu filmde Feri Cansel ve Salih Kırmızı başrolleri paylaşır. Erotizm yine ön plandadır bu filmde, köy yerinde geçer, kaçarlar şehre gelirler, o güzelim eserin uyarlaması kaynar gider. Halbuki inanılmaz güzel bir kitaptır. Seks furyası önüne ne gelirse tüketmemektedir o dönemde.
 Yıllar geçer iki binli zamanlara geliriz. Yirmi yıl kadar egemenliğini sürdüren video aletleri artık eskimiş yerini kullanımı ve ulaşımı daha pratik VCD-DVD piyasasına bırakmaya başlar. En ücra köşelere bile ulaşmaktadır bu yeni icat. Ciddi bir ekonomisi oluşur. Ama özellikle VCD piyasası oldukça alt tabakalara hitap etmektedir. Eski Yeşilçam seks filmleri aktarılır VCD lere, ancak sıkıyönetim zamanı, negatifler, pozitifler kuşa dönmüştür, kırk, elli dakikalık kopyalar kalmıştır elde, ona rağmen ciddi talep olur. Yeni yerli üretimler gerekmektedir, Kültür Bakanlığının sınıflandırmasında bir yol bulunur ve yeni erotik filmler üretilmeye başlar. Bu ikinci seks furyasıdır piyasada ama üretime kalkışanlar eski kalitede değildir. Altmış, yetmiş dakikalık on dakika konusu olan gerisi yatakta ya da benzer yerde geçen sahnelerle filmleri kotarırlar. Bunlardan en popüleri, tartışılanı ise “Köylü Güzeli” adlı film olur. Köylü güzelinin ismi yine bilindik bir objedir, Halime adını koyarlar. Jenerikte filmi normal bir üretim zannederek destekleyen belediye başkanına ve çevre halkına teşekkür ederler. Kıyamet kopar tabi, tutucu bir belde ve seks filmini finanse eden bir belediye başkanı. Filmde eski Yeşilçam erotiklerindeki estetik namına da hiçbir şey yoktur, sağdan soldan bulunan kızlarla çekilir. VCD piyasa çıkar çıkmaz kapış kapış gider. Yeni bir kazanç kapısıdır artık. O kadar büyük para kazanır ki tepedeki pazarlayan şirketler, küçük bir video kulübü olan biri, o filmlerden bir semtin yarısının mülküne sahip olur ve Türk sinemasında imparatorluğa yelken açar. Seti kuran üreticiler ise, üç beş kuruşa talim ederler. Bin, iki bin dolar arasındadır bütçeleri, iki günde çekerler, Türk kadın bulamadıklarında, yabancı uyruklu kadınları kullanırlar, onlarında Türk’e benzeyenlerini kullanırlar. Erkekler zaten gariban, oyuncu olmak isteyen figürasyon gençlerden seçilir, ellerine biraz para sıkıştırılır, idare edip giderler. Birkaç film iç içe çekilir bu arada, sürümden kazanmak için. Çekimi basit, dublajı ucuz, pespaye işler peş peşe sıralanır. Dönemin magazin gazeteleri promosyon olarak da dağıtır bu ucube filmleri. Bir fırsat fırtınası eser, azınlık birkaç kişiye. Normal filmlerde figüranlık yapan meraklılarda, bu setlerde başrol oynamanın hazzını yaşarlar. Bu potansiyeli keşfeden bir Alman şirketi de, konusuz basit mizansenleri olan filmlerle piyasaya girer. Diğer bütçelerin çok üstündedir onların dağıttığı paralar. Erotik sınırını zorlayarak hard porno çekerler. Ş.KA bu üretimin başını çekenlerdendir, kendi de oynar. Artık yurt dışında nasıl bir talep varsa, yaygınlaşır bu yasadışı çekimler. VCD formatı o kadar çarpıtıcı algılar yaratır ki, Recep İvedik çıktığında, çok tuttuğunu gören uyanık Oğuz Gözen, Recep Bülbülses’i alır, Recep İbibik filmini çeker. Çok cüzi bir paraya tekel olan sinema ağasına satar. Manipülasyonla piyasaya çıkan filmin VCD’sinin satışı rekor kırar. VCD alıcıları, Recep İvedikle, Recep İbibik’i ayıramayacak halde bir kitle olduğu gözler önüne serilir. İnanılmaz bir para kazanır bu filmin VCD dağıtımı. Bir koyup yüz almıştır ağa. Oğuz Gözen, üzüntüsünden hastalanır. İşte öyle bir formattı VCD. Çok dolaşımı olmasına rağmen, pastanın yüzde doksan beşi sadece iki üç kişi tarafından paylaşıldı. Halime hep samanlıkta basıldığı ile kaldı.
 

Bu yazı 793 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum